Erbain kolye-erbain yüzük
ümmüsübyan ,çörek otu macunu

Şeytanın Kalbe Etkileri

Kalp bir kale, şeytan da ona girmek isteyen düşman gibidir; kaleyi almak ister. Bu îtibarla kişiye, kalenin kapısını ve zayıf taraflarını sağlamlamak, tedbir almak lâzımdır. Şehvet ve gazap, şeytanın kalbe büyük giriş yollarıdır. Gazap aklı zayıflatır da, şeytan askeri hücuma geçer, insan da şeytana oyuncak olur.

Şeytanın Kalbe Etkileri
  • 06 Eylül 2019, Cuma 9:09

ŞEYTANIN KALBE TESİR YOLLARI

Kalp bir kale, şeytan da ona girmek isteyen düşman gibidir; kaleyi almak ister. Bu îtibarla kişiye, kalenin kapısını ve zayıf taraflarını sağlamlamak, tedbir almak lâzımdır. Şehvet ve gazap, şeytanın kalbe büyük giriş yollarıdır. Gazap aklı zayıflatır da, şeytan askeri hücuma geçer, insan da şeytana oyuncak olur.

Rivâyete göre İblis, Mûsâ A.S.’a:

– “Tevbe etmek istiyorum, bana şefaat et. Şerrimden kurtulman için sana üç mesele söyleyeyim” dedi:

 

İnsan gazaplandığında, rûhum kalbinde, gözüm gözünde olur. Damardaki kan gibi vücûdunda dolaşırım, burnuna üflerim, ne yaptığını bilmez hale gelir, ben de, topaçla oynayan çocuk gibi onunla oynarım.

İki ordu karşılaştığında insanlara yaklaşır; âilesi, çocukları, komşuları ve sevdikleri kimseleri hatırlatır, harpten kaçmaya teşvik ederim.

Kendisine helâl olmayan kadınla yalnız kalan erkek arasında mutlaka fitne uyandırırım. İnsanlar şu üç halde benden kurtulamazlar.”

“İnsanlara en kolay ne zaman üstün olursun?” sualine İblis: “Kızdıkları ve nefsin arzularına uydukları zaman…”

Şeytan: “İnsan bana nasıl gâlip gelir! Keyfi yerinde olduğunda, kalbine girerim; kızdığında başına konarım…” demiştir.

Haset ve Hırs da İblis’in büyük kapılarındandır. Hırs insanı hakkı görmez, doğruyu işitmez hâle getirir.

Ş. de, “Bir şeyi sevmek, insanı kör ve sağır eder” buyurulmuştur.

Hırs ve hased kalpteki nûru zayıflatır, şeytanın kalbe girmesine sebep olur. Rivâyete göre Nuh A.S. şeytanı gemide görüp kovduğunda,  şeytan, “Ben mühim beş şey bilirim; eğer kovmazsan sana ikisini söylerim. Bunlar HASED ve HIRS’ tır. Hased sebebiyle Âdem A.S.’a secde etmediğimden âlemde en kötü hâle düştüm. Hırs sebebiyle de Âdem cennetten dünyaya indirildi” demiştir.

Şeytanın kalbe giriş yollarından biri de helâlden olsa da, iştah varken çekilmek sünnetini terk edip DOYASIYA YEMEKTİR… Böyle yemek şehvete kuvvet verir, şeytana silâh olur.

Rivâyete göre Yahyâ A.S., İblis’i elinde çengellerle gördü:

– “Bunlar nedir?” dedi.

İblis:

– “Bunlar şehvetlerdir; insanları bunlara asar ve aldatırım.”

Yahyâ A.S.:

– “Bana hiç çengel attın mı?”

İblis:

– “Evet doyasıya yediğin zaman… Namaz ve zikir esnasında sana da ağırlık veririm.”

Yahyâ A.S.:

– “Ben de aslâ karnımı tam doyurmam!”

İblis:

– “Ben de bundan sonra kimseye aslâ nasihat yollu söz söylemem” dedi.

Şeytanın kalbe giriş kapılarından biri de süslü dünya evi, herkesi imrendiren eşyalar ve elbise ile ziynete meyletmektir. Bunların sevgisine kapılıp âhireti unutan kimsenin kalbinde şeytan kuluçkaya yatar, oradan ayrılmaz. Bu sayılanların sevgisini kalbine yerleştiren insan, bacadan eşiğe kadar evini süslemekle meşgul olmaktan geri kalmaz, şeytan da yanına uğramaya lüzum görmez. Çünkü o adam biri bitmeden diğerini düşünmeye başlar, şeytanın emri altında ömrü tüketir.

Şeytanın kalbe yol bulduğu kapılardan biri de TAMÂ’ dır. Tamahkâra şeytan sevdiklerini hoş gösterir de adam hîleci ve riyâkâr olur. tamâ ettiği şey, sanki mâbûdudur.

ACELE ETMEK de şeytana fırsat verir, kalbe kapı açar.

Hadis-i şerifte: “Acele şeytandandır; teennî (ağır almak) Rahman’dandır” (Tirmizî) buyuruluyor.

C.de: “İnsan acelecidir” (S.İsrâ 11) buyurulmuştur. Doğrusunu bulmadan bir işe sarılmak da şeytana fırsat verir.

Şeytanın kalbe giden yollarından biri de ALTIN, GÜMÜŞ VE TİCÂRET MALLARI, HAN, APARTMAN, BİNİT VE HAYVANLARdır. Bunların ihtiyaçtan fazlası, ŞEYTANIN fikrine hizmet eder. Çünkü dünyalıktan bir şey elde eden mutlaka başka arzuları da düşünmekten geri kalmaz ve hakîkî gâye olan âhireti unutur da kendisinin helâkine sebep olur.

Rasûlüllah S.A.V. peygamber olarak gönderilince, İblis avenesiyle onun sahâbelerini şaşırtmak istedi.  Muvaffak olamayınca İblis onlara: “Siz sabredin yakında onlara dünyalık kapıları açılır, ona meylettiklerinde muvaffak oluruz” dedi.

İsâ A.S. bir gün taşa yaslanmıştı. İblis ona: “Ey İsâ, işte dünyaya meylettin” dedi. İsâ A.S. da taşı onun üzerine fırlattı.

Anlaşılan şu ki, rahatlık veren her şey gaflete sebep ve ibâdete mânî olur. Gece namaza kalkan kişi yakınında bir taş bulursa, o taş onu yaslanmaya ve uykuya dâvet eder durur. Böyle bir şey olmazsa, sâdece ibâdet düşünür.

Taştan misâl verdik, siz ötesini kıyas edin.

 Şeytanın kalbe giriş kapılarından biri de fakirlik korkusuyla cimrilik etmektir.

Böylesi Allah rızası için harcayamaz, zekât veremez, mal yığma merakına kapılır ve cehennemden tapu alır.

Şeytan: “Âdemoğlu şu üç şeyde benden aslâ kurtulmaz: Haksız kazanç, ehline verilmeyen sadaka ve hakkı sâhibine vermemek…”

Büyükler beyan etmiş: “Şeytanın insana karşı en kuvvetli silâhı, yoksulluk korkusudur. Bu vesvese adamın içine işledi mi, haksız işlerle uğraşır, boş sözler konuşur, Rabb’ine sûi zanda bulunur.

Ş.: Allahü Teâlâ şeytana «Meskenin hamamlar; toplantı yerin, sokak başlarıyla çarşı ve pazarlar; yemeğin, besmelesiz yenen yemekler; içeceğin, keyif veren içkiler; dâvetçilerin, çalgılar; okuyacağın, şiirler; kitabın, dağlamak; sözlerin yalan; tuzakların, kadınlardır» buyurdu.

Mezhep ve tarikat sebebiyle başkalarına böbürlenmek, onları kendisinden aşağı görmek de şeytanın kapılarındandır. Fâsıklar, günahla; âbidler de bu halle helâk olurlar.

Bâzısı Hz. Ebu Bekir’i metheder, bâzısı Hz. Ömer’i, bâzısı Hz. Ali’yi… Diğer taraftan da Sahâbe-i Kirâmı çeşitli şekillerde zemmederler. Bu yüzden lânete uğrarlar. Sahâbe-i Güzîn’den bâzılarını sevip methetmekle kendilerini kurtulmuş sanırlar. Halbuki Rasûlüllah Efendimiz, kerîmesi Hz. Fâtıma Vâlidemiz’e hitâben: “Yâ Fâtıma! Amel et, zira ben Allah katında senden bir şey kaldıramam” buyurmuştur. (Buhârî ve Müslim)

Mezhep imamları Hanefî, Şâfiî, Mâlikî, Hambeli ve diğer imamlar hakkında taraf tutmak da böyledir. Bir mezhebe mensub olduğunu iddiâ edip de o mezhebin hükümleriyle amel etmeyenlerden bilhassa âlimler, kıyâmet günü şeytana nasıl vâsıta olduklarını anlayacaklar.

Şeytanın giriş kapılarından biri de, câhil kimselerin kendilerini akıllı sanıp Allahü Teâlâ’nın zâtı ve sıfatları hakkında söz söylemeleridir. Halbuki en ahmak kimse, kendisini akıllı sanan; en akıllı da kendisini hakir görendir demişler.

Şeytanın kapılarından biri de, kötü zandır. Allahü Teâlâ: “Ey Mü’minler! Zannın çoğundan kaçının. Zîra zannın bir kısmı günahtır…” (Hucurât 12)  âyet-i celilesiyle mü’minleri kötü zandan men etmiştir.

İnsan biri hakkında sû-i zan etti mi, şeytan ona tesir eder, aleyhinde gıybet ve kötü işlerde bulunur ki, bunlar helâk edici hallerdir. Hadis-i şerifte töhmetten suçlamadan kaçınmak emredilmektedir.

Rasûlüllah S.A.V. mübârek hanımlarından biriyle  beraberken yanlarından geçen iki gence “Yanımdaki zevcem filandır” buyurdu. Gençler: “Aman yâ Resulallah! Biz senden şüphe mi ederiz!” dediler. Efendimiz: “Kanın vücutta dolaştığı gibi, şeytan insana tesir eder. Sizi vesveseden korumak istedim” buyurdu.

Kötü zandan korunmak lâzım. Zîra kötü, herkesi kötü bilir. Kusur arayan birini görürsen bil ki, o, âdi kimsedir. O hâli de kendisinden taşan kirleri…

 Buraya kadar şeytanın kalbe giren yollarından bâzıları beyan edildi. Tamamını saymak mümkün değil. Ancak bu kadarı diğerlerine işârettir. Şu bilinsin ki, İn İnsanda bulunan her kötü huy, şeytanın silâhı ve kalbe giden yoludur.

Şeytandan kurtulmak, kalbi kötü huylardan temizlemekle mümkündür. şeytana, kalbe giriş kapıları kapanır. Bâzen sızsa da devam etmez.

Kalple zikredenlere şeytanın tesiri güç veya mümkün değildir.

Hakîkî zikir, ancak kalbi takvâ (Allah korkusuyla) süslemekle elde edilir. Böyle olmadan gafletle yapılan zikir nefsin sözünden ibâret kalır, şeytanı engelleyemez.

Aç it, kovmakla gitmez; ancak, yiyecek bir şey bulamazsa gider. İblis de öyledir. Kalpte kendine yarayan bir şey görürse, gitmez. Kalbine şehvet hâkim olan kimsede zikrin nûru kalbin kenarında kalır, merkeze girmez.

 Allah’tan korkan, havâ ve kötülüklerden temiz olanların kalbine şeytan zikirden hâli oldukları zaman girer, zikrettiğinde oradan kaçar. Âyet-i celile de: “Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığın!” (S. Nahl 98) buyurulmuştur.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ

TAZİYELER

tümü
yukarı çık