https://diniradyodinle.com/sedat-ucan-ilahileri/
https://www.bayramfm.com.tr/sedat-ucan-ilahileri-ilahi-ilahiler-dinle/
https://www.bayramfm.com.tr/sedat-ucan-ilahileri-ilahi-ilahiler-dinle/

Maneviyat Yolunun Edebleri

Nasıl bir hasta kendini tedavi eden hatta hayatını kurtaran bir doktoru severse, salik de ebedi hayatını kazanmasına yardımcı olan mürşidini ondan daha çok sevmelidir. Ne var ki insanın kalbine gelen şüphe ve evhamları kontrol etmek kendi elinde değildir.

Maneviyat Yolunun Edebleri
  • 09 Eylül 2019, Pazartesi 9:57

Maneviyat yoluna girenler Allah Teâlâ’ya vuslat gibi çok büyük bir hedefin peşinde oldukları için başkalarına göre daha ince bir edebi takip etmekle mükelleftirler. Bu sebeple dervişler tasavvufu baştan sona edep olarak tarif etmişlerdir. Büyüklere göre de maneviyat yolunda istifadenin en önemli şartı yolun adabına uymaktır. Modern hayatın getirdiği kafa karışıklığı ile günümüzde pek çok maneviyat yolcusu bu edepleri göz ardı etmekte, sırf maneviyat erbabı insanların etrafında bulunmakla kemale ereceklerini zannetmektedirler. Evet, onlarla beraber olanlar belki asi olmazlar ama edebe riayet etmediği sürece istenilen kemâlâta da eremezler. Büyükler şöyle der:

Bilmek gerekir ki maneviyat yolundan istifade etmek ve istifade ettirmek yolunun açılması için tarikatın edeplerine riayet etmek zaruridir. Yoksa tarikat beraberliğinin salike bir faydası olmaz. Bu sebeple tutulması mecburi olan şu edepleri salik can kulağı ile dinlemelidir. 

Büyüklere öncelikle müridin şeyhi ile olan ilişkisinde takınması gereken edebi dünya padişahlarının huzurunda hizmet eden vezirlerin durumları ile açıklar. Nasıl ki bir padişahın veya kralın hizmetinde bulunanlar pek çok kurala uymak zorunda iseler, aynı nezaket maneviyat sultanları için de fazlasıyla geçerlidir.

Şimdi iyice düşünülmelidir ki bu alçak dünyanın işleri için ince edeplere riayet etmek gerekiyorsa Allah Teala’ya ulaşma vesilelerinde edeplere tam olarak riayet etmek elbette daha büyük bir zarurettir…

Bilinmelidir ki talip mürşidinin huzurunda iken kalbini tüm alakalardan soyutlamalı, tüm kalbiyle şeyhine yönelmeli, şeyhinin huzurunda iken onun izni olmaksızın nafile ibadetlerle veya zikirle meşgul olmamalıdır. Onun yanında iken başkasına iltifat edilmemeli, bilakis onun huzurunda salik her şeyiyle ona yönelmiş olarak oturmalıdır. O emretmedikçe salik zikir bile yapmamalı, onun yanında iken farz ve sünnetlerden başka namaz kılmamalıdır. Mürşidin huzurunda iken (onun izni olmadan) mürid bir şey yeyip içmemeli ve başkasıyla konuşmamalıdır. mürid şeyhiyle konuşurken sesini onun sesinin üzerine çıkarmamalı ve onunla konuşurken sesini yükseltmemelidir. Çünkü bu tür haller edepsizlik sayılır. 

Büyüklere göre maneviyat yolunun en büyük engeli şeytanın, müridi mürşidi hakkında şüpheye düşürmesidir. Allah akılları birbirinden farklı farklı yarattığı için mürid şeyhin yaptığı işleri çoğu zaman kendi aklına ters bulur. Bu vesveselerin Büyüklere göre en iyi çaresi, Kuran ve sünnette açıkça yasaklanan işler hariç, müridin daima mürşidi hakkında hüsn-i zanda bulunmasıdır, şeyhin her hareketini kendi ölçülerine uydurmamaya çalışmalıdır. Zira mürşidin yaptığı işleri müridlere beğendirmesi, onun hiçbir iş yapamaması ile aynı manaya gelir.

Büyükler bu sözleri ile mürşidin hiç hata yapmayan masum bir insan olduğu gibi yanlış bir anlayışa kapı açılmasını da istemez. Her beşer hata yapabilir. Ne var ki mürşidler yaptıkları işleri manevi izin ve ilham ile yaparlar. Bazen ilhamın algılamasında hata yapılsa da bu müçtehidin içtihadında hata yapmasına benzer. Malum olduğu üzere müctehid bir hüküm verirken isabetli karar verirse iki, hata yaparsa bir sevap alır. Manevi konularda içtihat yapma seviyesinde olan mürşid de aynı şekilde hata yapsa da sevaptan mahrum kalmaz.

Büyüklere göre vesvese ve şüphelerin esas nedeni mürşide karşı sevgi eksikliğidir. Ona itaatin tam olması için tam bir sevgi gerekir. Sevgi olmaz ise gerçek manada bir bağlılıktan söz etmek zaten mümkün değildir:

Aynı şekilde mürid şeyhinin muhabbetini mutlaka elde etmelidir. Zira sevilenin her ameli seven katında sevimli olduğu için artık bu haldeki müridte itiraza mahal kalmayacaktır. Yeme, içme, giyinme, uyku ve taat işleri de dâhil olmak üzere küllî ve cüz’î her konuda mürid mürşidine tabi olmalıdır… mürid şeyhinin hal ve davranışlarına karşı içinde bir hardal tanesi kadar da olsa kesinlikle itiraza mahal bırakmamalıdır. Çünkü itirazın sonu mahrumiyetten başka bir şey değildir. Mahlûkatın en nasipsizi ve saadetten en uzak olanı bu taifede kusur arayanlardır. 

Maneviyat yolunun en önemli gereği güven, sevgi ve teslimiyettir. Meşhur sufi müfessir İbn Acibe’ye göre de manevi irşad ancak teslimiyet ve tasdik ile müridte tesir gösterir. Bu yolda cidal ve tartışma ile yol alınmaz. Halbuki bu durum fıkıh gibi diğer islami ilimler için geçerli değildir, zira fıkıhta bir hükme ulaşmak için tartışma ve araştırma elzemdir. Bu sebeple “fukahanın mezhebi araştırma ve teftişe, sufilerin mezhebi teslim ve tasdike dayanır.” denilmiştir.Büyükler, süluk yolunda mürşide teslimiyetin önemini şu sözleri ile açıklar:

Bu yolda, cezbe ve sülûk nimetlerine kavuşmuş, fenâ ve bekâ ile şereflenmiş, Seyr-i ilallah veSeyr-i fillah ve Seyr-i anillah-i billâh ve Seyr-i-fil-eşyâ’i billâh merhalelerini aşmış olan bir vâsıtanın yardımı lâzımdır… Allah Teâlâ’nın lutfu ve ihsânı ile talib böyle kâmil ve kemale erdirebilen bir zât ele geçerse, onun kıymetini çok iyi bilmeli, kendini ona tam teslim etmelidir. Kendi saadetini onun rızasına kavuşmakta aramalıdır. Böyle bir mürşidin sözleri, ölmüş kalpleri diriltmek için devâdır. Bakışları şifâdır. Taş kesilmiş kalpler, onun muhabbetini elde etmekle yumuşak olur…

Bedenin maddî gıdâya ihtiyacı olduğu gibi, rûhun da mânevî gıdâya ihtiyacı vardır. Rûhun en feyizli gıdâsı ise “hikmet”tir. Hikmet ehlinin söz ve davranışlarını tefekkür etmek, tıpkı bereketli nisan yağmurlarının toprağa bahar aşısı yapması gibi, ruhların da âb-ı hayat katreleriyle ihyâ olmasına vesîledir. Bu hakîkati Hazret-i Ali (r.a.) ne güzel ifâde buyurur:

“Nükteli ve hikmetli söz ve davranışlarla ruhlarınızı dinlendirin. Zira bedenlerin yorulduğu gibi ruhlar da yorulur.”

“İnsanları, düşündürücü hikmetli sözlerle îkaz edin ki, kalpleri huzur bulsun.”

Boş ve mâlâyânî sözler, insanı rûhâniyetten uzaklaştırdığı gibi, hikmetli sözler de ruhlara huzur ve ferahlık verir.

Nasıl bir hasta kendini tedavi eden hatta hayatını kurtaran bir doktoru severse, salik de ebedi hayatını kazanmasına yardımcı olan mürşidini ondan daha çok sevmelidir. Ne var ki insanın kalbine gelen şüphe ve evhamları kontrol etmek kendi elinde değildir. Bazı durumlarda mürid istemese de nefsinin veya şeytanın içine attığı gereksiz şüphelere kapılabilir, bu durumda ne yapılması gerektiğini büyükler şöyle açıklar:

Müridin gönlüne bir şüphe düşerse beklemeksizin, hemen şeyhine bildirmelidir. Eğer şüphesi zail olmazsa kusuru kendinden bilmelidir. Şeyhinde kusur görmesi kesinlikle caiz değildir.

Büyükler bu sözleri ile maneviyat yolunun ince bir edebine ışık tutmaktadır. Zira bir müminin kemalatını istemeyen şeytan çoğu zaman müridi yoldan çevirmek için mürşidini hep kusurlu göstermeye çalışır. mürid mürşidinde kusur görmeye başladığı anda istifadesi durur. Bu durumda mürid kafasında oluşan tereddütleri gidermek için ya mürşidinden ya da onun görevlendirdiği zatlardan yardım istemelidir, kafasındaki meseleleri bu yolla çözmeye çalışmalıdır.

Bazı insanlar da iyi bir mürşidin tek şartının onun keramet göstermesi olduğunu düşünürler. Onlara göre teslim olmak için bu olmazsa olmazdır. Büyükler bu konuda da müridlere şu uyarıları yapar:

Mürid mürşidinden keramet talep etmemeli hatta bunu gönlünden bile geçirmemelidir. Bir müminin peygamberimizden mucize talep ettiği görülmüş müdür? Mucizeyi yalnızca kâfirler ve inkârcılar istemiştir.

Mürid bir zorunluluk olmadıkça ve izin almadıkça şeyhini terk etmemelidir. Zira başkasını tercih ederek onu şeyhinden üstün tutmak müritliğe aykırıdır. 

Büyükler böylece sülukta sabit-kadem olmayı tavsiye etmekte, gereksiz yere insanın bir o tarafa bir bu tarafa gitmesini tasavvuf adabına uygun bulmamaktadır. Vusul için usul şarttır, usulü olmayan vusulü elde edemez.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ

TAZİYELER

tümü
https://www.bayramfm.com.tr/sedat-ucan-ilahileri-ilahi-ilahiler-dinle/
yukarı çık